Murat Mengen

Jun 10

Başarı İnancın İçselleştirilmesidir

İnanç hedefe kilitlenmektir, samimiyetle, ihlasla, içtenlikle ve takatinin bütün gücü ile hedefine yönelmektir… Hedef ise ulaşılması gereken başarıdır…

Başarı ise bazen Tarık Bin Ziyad gibi “gemileri yakmanın”, bazen Fatih Sultan Mehmed Han gibi “gemileri karadan yürütmenin”, bazen Seyyid Onbaşı gibi iki yüz yetmiş altı kiloluk mermiyi Ya Allah diyerek namluya sürebilmenin, bazen de 15 Temmuz gecesinde olduğu gibi sel gibi akarcasına meydanları doldurmanın, tankın, uçağın, namlunun karşısına bedenini siper edebilmenin inancıdır…

Her şey inançla başlar…

İnanç, başarının ön koşuludur…

Tarık Bin Ziyad’ın başarısı Endülüs’tür, Sultan Mehmed’in başarısı İstanbul’dur, Seyyid Onbaşının ve Ömer Halisdemir’ in başarısı ise Vatan’dır…

Bütün bu başarılarda inanç ile başlayan vuslat ateşinde yanmak vardır…

Yanmanın içinde “dava” vardır…

Dava, “Emr-i Bi’l Ma’ruf ve Nehy-i Ani’l- Münker” yani İyiliği emretmek, kötülükten nehyetmektir...

Bütün çalışmalar, gayretler, zorluklar bu gayeyi gerçekleştirmek üzere olmalıdır… Olmalıdır ki sorulduğunda nefsim için, makam, mevki, şan ve şöhret için değil, ne yaptımsa Allah rızası için yaptım denebilmelidir…

Tıp ki Hz. Ali gibi…

Hz. Ali’nin düşmanını yere yıktığı esnada düşman askerinin mübârek yüzüne tükürmesine karşı:

  • Ben seninle Allah yolunda ve sırf Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak için savaşıyordum… Onun için seni öldürecektim. Sen yüzüme tükürünce öfkelendim, sana kızdım. Eğer o an öldürseydim, sana olan kızgınlığımdan dolayı bunu yapmış olacaktım. Yani seni Allah rızası için değil de kendi nefsim için öldürmüş olacaktım.

 

  • “Yürü git, seni öldürmekten vazgeçtim” diyebilmenin adıdır, “Allah rızasını kazanma isteği…

 

Allah’ın rızasını kazanma, başarının en büyük mükâfatıdır… İslam âlimleri eserlerinde, “eğer bir kişi hangi konumda olursa olsun, hangi işi yaparsa yapsın bu düstur üzere olursa yaptığı her iş ibadet olur,  her iş kazanç hanesine yazılır” diye belirtirler…

Yani…

İster siyasetçi olsun, ister bürokrat olsun, ister çiftçi, tüccar, serbest çalışan olsun…

Hangi mevki, hangi makam veya hangi konumda olursa olsun başarı için inanç, inanç için yanmak lazım…

Temel amacımız ise “Allah’ın rızasına ulaşmak olmalıdır…

Unutmamalı…

Musallada bütün rütbeler veya unvanlar sökülür… Geriye sadece yaptıklarımız kalır… 
Yazan: Murat MENGEN Son Güncelleme: Cumartesi, 10 Haziran 2017 09:31 Yayınlanma: Cumartesi, 10 Haziran 2017 09:31 Gösterim: 403
Yazdır

Milli Eğitimciler Birliği Derneği genel merkezi tarafından yaptırılmıştır. Tüm Hakları Saklıdır. ©2014