Hatice YILMAZ

Jan 19

Verimli Ders Çalışma

Öğrenci olmanın getirdiği sorumluklardan bir tanesi de ders çalışma ve ödevlerimizi yapmaktır. Nasıl ki evimizde herkesin bir sorumluluğu varsa okulda ve ya okuldan sonra öğrenci olarak bizimde sorumluluklarımız vardır. Öğretmenimiz ödev verdiğinde bunu yapmak bizim sorumluluğumuz olur. Ödevimizi yapmadığımızda zaman bu durumun sonuçlarıyla yüzleşecek olan bizlerizdir. Öğretmenler ödevleri anne-babamıza değil bizlere vermektedir. Başarılı olmak istiyorsak sorumluluklarımızın farkında olup üstümüze düşen görevlerimizi yerine getirmeliyiz.

Ders çalışmakta bizim sorumluluğumuzsa bunu en iyi şekilde yapacak yol ve yöntemleri bilmeliyiz. En başından başlayacak olursak güzel bir ders çalışma için öncelikle dersi derste dinlemeliyiz. Ders sırasında dikkatimizi dağıtacak işlerle ya da arkadaşlarımızla konuşmamalıyız. Derslerimizin önemli püf noktalarını kaçırmamalıyız. Derste not tutmalıyız. Söz uçar yazı kalır derler. Öğretmenlerimizi can kulağıyla dinlemeliyiz.

Okulda güzelce derlerimizi dinleyip eve geldikten sonra bir müddet dinlenip sonra ders çalışmaya başlayabiliriz. Ders çalışmaya öncelikle fizikken hazır durumda olmalıyız. Aç olduğumuzda dikkatimizi toplamımız zorlaşacaktır. Fazla yemek yediğimiz zaman da bu durumda bizi rahatsız edecektir. Ders çalıştığımız ortam soğuk olursa üşüdüğümüz için verimli çalışamayabiliriz, çok sıcak olursa üzerimize rehavet çökmesini sağlayacaktır. Bizi dinç tutacak bir sıcaklık önemlidir. Ders çalışırken dikkatimizi dağıtacak dağınıklığın ya da gürültünün olmaması gerekmektedir. Ortamda yeterli bir ışık olmalıdır.

Fizikken ve çevre koşulları olarak ders çalışmaya hazır olduğumuzda verimli ders çalışmanın yolu ilk olarak ders tekrarından geçmektedir. Her zaman yapmamız gerektiğini bildiğimiz ama bir türlü yapamadığımız durum. İlkokuldayken öğretmenlerimizin gün içinde işlenilen derslerle ilgili ödev verip ertesi gün kontrol etmesiyle dersler daha erken tekrar edilmektedir. Ortaokula ve lise kademesine gelince derslerin ve derse giren öğretmenlerin artmasıyla çarşamba günü derste verilen ödev bir dahaki hafta salı akşamına kadar yapılmamaktadır. Öğretmenlerimiz her fırsatta öğrencilerimize ders tekrarının önemini anlatmaktadır.

Öğrencilerimiz akşamları ödevim yok diyerek vaktini oturarak geçirebilmektedir. Ödev olsun veya olmasın her gün okulda işlenilen derslerin tekrarı yapılmalıdır. Tekrar demek öğrendiğimiz bilgilerin belleğimizde daha uzun süre kalması demektir. Sınav akşamında ezberlediğimiz bilgileri unutabiliriz ama devamlı tekrar yoluyla öğrendiğimiz bilgileri belleğimizden geri çağırmak, hatırlamak kolay olacaktır. Derslerimizi tekrar ederek öğrendiğimizde bilinçli bir öğrenme süreci içinde olduğumuzdan dolayı öğrendiğimiz bilgiyi kullanırken de kendimizi daha güvende hissedeceğiz. Tekrar etmek yoluyla bilgilerimiz taze kalacaktır. Bunu şöyle açıklayabiliriz: Bir çiçek yetiştireceğiz. Bu çiçeğimize bir hafta içinde 5 litre su vermemiz gerekiyor. Biz her gün azar azar sularsak çiçeğimiz büyüyüp yetişecektir. Ama biz bir hafta boyunca hiç su dökmemişiz son akşam bütün suyu dökersek çiçeğimize yarar sağlayan su ona zarar verecektir. Tekrar etmekte böyledir. Hafta içi her gün derslerimizi tekrar edip haftalık ve aylık olarak da baştan tekrarlar yaptığımızda bilgilerimiz daha kalıcı hale gelecektir.

Derslerimizi tekrar ettikten sonra sıra test çözmeye geliyor. Test çözerken dikkat etmemiz gereken durumlar vardır. Öncelikle test çözdükten sonra mutlaka doğru ve yanlışlarımıza bakmalıyız. Cevapları olmayan ve doğru yanlışını kontrol ettiremeyeceğiz dersler bizim için zaman kaybı olacaktır. Yanlış yaptığımız sorulara geri dönüp hangi konuda yanlış yapmışız, bilgi eksikliğimiz mi var yoksa dikkatten dolayı mı yanlış yaptığımıza bakmalıyız. Test çözerken daha çok denemelerde süre sınırlaması olduğu için acele edip çok basit yanlışlar yapabiliyoruz. Ya da sorularla inatlaşabiliyoruz. Bir soruya takılıp o soruya ayırmamız gereken süreden daha fazla zaman ayırabiliyoruz. Bu durumda da diğer sorulara vakit kalmıyor ve yapabileceğimiz soruları yapamamış oluyoruz. Özellikle deneme çözerken bazen soru uzun diye zor olacağını düşünüp o soruyu okumaktan vazgeçtiğimiz oluyor. Her soruyu mutlaka okumalıyız. Uzun zor gibi görünen sorunun cevabı daha kolay çıkabilir. Sorulara karşı önyargılı olmamalıyız. Test çözerken soru köklerine dikkat etmeliyiz. Aceleyle olumsuzluk belirten ifadeleri gözden kaçırabiliyoruz.

Ödevlerimizi ve tekrarlarımızı yapıp test çözdükten sonra sıra kitap okumaya geliyor. Öğrencilerime her gün az da olsa düzenli bir şekilde kitap okumalarını öneriyorum. Kitap okumak anlama ve kelime kapasitemizi artırır. Test çözerken dikkatli hızlı okuma bize zaman kazandırır.   Daha akıcı bir dille konuşmamıza yardımcı olur. Kitap okumanın insana kattıkları saymakla bitmez.

Teknolojik aletlerle ders çalışmak verimimizi düşürecektir. Cep telefonumuz masanın üzerinde her gelen mesaja cevap vermeye çalışarak, vaktimizi boşa geçirmiş oluruz ayrıca aklımız ders dışındaki konulara kayar. Televizyon açıkken ders çalışmak da aynı şekilde televizyonda açık olan diziye dalıp derslerimize odaklanmaktan uzaklaşabiliriz.

Son olarak ebeveynler olarak bizim neler yapaileceğimize değinecek olursak öncelikle çocuklarımızı sorumluluk sahibi bireyler olarak yetiştirmeliyiz.  Öğrenci ders çalışması gerektiğinin bilincinde olmalıdır. Sürekli ders çalış ders çalış demek öğrencimizi ders çalışma konusunda güdülemeyecektir. Verimli ders çalışmasını sağlayacak ortamı oluşturmak da bizim görevimizdir. Evimiz sobalıysa öğrencimizin ders çalışması gerekiyorsa bizim de bazı şeylerden feragat etmemiz gerekecektir. Mesela televizyon seyretmek gibi…   Özgüvenli bireyler başarıya daha emin adımlarla ilerler.

Çocuklarımıza inanarak onları başkalarıyla kıyas yapmadan kendi eski durumlarından bir tık ileri gidince onu o zaman çeşitli şekilde ödüllendirebiliriz. Öğrencimizin ders notları yükselince ona tablet, bilgisayar, telefon almak çocuğumuzun başarısında düşüşe neden olacaktır. Ya da bu hediyelerin önceden alınıp çocuğa verilmesi ders çalışma davranışını ikinci plana atacaktır. Her şeyin kontrol edilebilir seviyede, işlevine uygun olarak kullanılmasını sağlamalıyız. Öğrencilerin her birinin kapasitesi, anlama seviyesi ya da öğrenme stili birbirinden farklıdır. Bu gerçeğinde farkında olarak çocuğumuzu en iyi şekilde tanıyarak verimli ders çalışmasını desteklemeliyiz.                  
Yazan: Murat MENGEN Son Güncelleme: Perşembe, 19 Ocak 2017 16:30 Yayınlanma: Perşembe, 19 Ocak 2017 16:30
Yazdır