“Kadınlar Toplumu İnşa Eden Ustalardır”

 

10389356 779227642170002 7902011249973356886 n

 

8 Mart1857’de ABD’nin New York kentindeki tekstil sektöründe çok ağır çalışma şartları altında ezilen, bir grev nedeniyle kapatıldıkları fabrikada çıkan yangında çoğu kadın 129 işçinin yanmasından sonra alevlenen kadın ayaklanması ülkenin her tarafına yayılması ile  başlayan hak ve özgürlük talepleri sonunda  BM Genel Kurul Toplantısında kabul edilen önergeyle 8 Mart, tüm dünyada Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanmaktadır.

Kadını bir met’a olarak gören, insan olarak kabul etmediği için de en temel insanî haklardan yoksun bırakan erkek egemen batı medeniyeti karşısında kadınlar, varlıklarını ortaya koymak ve emeklerine saygı mücadelesine girişmek zorunda kalmışlardır. Bundan dolayıdır ki 8 Mart Dünya Kadınlar Günü batı medeniyeti için gerekli  ve anlamlı bir zorunluluk olmuştur.

Bunda da samimi olmayan batı medeniyeti; Kadınlar Günü, Babalar Günü, Sevgililer Günü, Anneler Günü, gibi  özel günler icat ederek, her seferinde bir kesimi tüketim çılgınlığının öznesi haline getirmektedir.Bir anne ve eğitimci olan kadının saf temiz duygusu, hediye alma konusundaki duyarlılığı tüketime malzeme yapılmaktadır.

Kadın gerçek değerini İslam’ın gelişiyle birlikte elde etmiştir. İslam, kadını esaretten, kölelikten ve basit bir eşya düzeyinden özgürlüğüne kavuşturmuştur. Medeniyetimiz, insan merkezli bir medeniyettir.

Medeniyetimiz Cennet anaların ayakları altındadır, diyerek annelere ve evlatlara cennetin yolunu açmıştır, kadınları Allah’ın emaneti olarak kabul etmiştir.Kadın deyince aklımıza; iffet ve ahlak timsali Hz. Meryem gelir. Tüm anaların anası Hz. Havva gelir. Fedakârlık ve bağlılık timsali İlk kadın şehidimiz Hz.Sümeyye gelir, cesaret ve kahramanlık timsali İstiklal Savaşı Gazisi Nene Hatunlar gelir. Fatihleri doğuran analar gelir, sevgi, merhamet ve şefkat timsali en değerli varlıklar gelir.

Medeniyetimizden kopuşumuz ve Batılılaşma süreci ülkemizde de kadınlara bakışın değişmesine, kadının bir met’a olarak görülmesine ve cinselliğinin ön plana çıkarılmasına neden olmuştur. Kadınlar üzerinden yürütülen dönüştürme projesiyle toplumumuz değerlerinden uzaklaştırılmıştır. Bu süreçte toplumsal yaşamda kadınlara, çerçevesini toplumsal dönüştürücülerin belirlediği bir  rol verilmiştir. Yaratılış gayesine ve kadın hususiyetine aykırı  biçilen rolün icaplarını yerine getiren kadınlar topluma örnek olarak sunulmuş, yaygın iletişimle nesiller ifsad edilmiştir.

Değer kaybına uğrayan popüler kültür baskısına karşı çıkan, sistemlerin dayattığı yaşam tarzına karşı çıkan günümüz kadınları da, adeta 8 Mart günü New York’ ta fabrikaya kilitlenen kadınlar gibi yalnızlığa ve saydam duvarlarla çevrili modern bir hapishaneye kapatılmış gibiler. En temel hakları elinden alınan kadınların;8 Mart Dünya Kadınlar Günü, modern dünyanın kadına uyguladığı ahlak dışı baskıların gündeme gelmesi ve bunlara çözüm aranması için bir vesile olmalıdır.

Kadınlar uluslar arası markaların dayatmalarını, popüler Batı kültüründen yayılan gençlik ve kadınlık imgelerini ülkemize taşıyan bir taşıyıcı olmamalıdır. Hazıra konmayı ve emek çekmeden elde etmeyi kışkırtan modeller veya yıldızlar olmamalıdır. Gençlerimizin ahlaki değerlerini körelten bir şehvet unsuru  olmamalıdır.

Yaşamın sıkıntılı dönemlerinde en çok ezilenler kadınlardır. Ekonomik ve sosyal sarsıntılar ilk önce kadınları etkilemektedir. Ülkemizde de 28 Şubat süreciyle artan ve başörtülü kadınları özellikle eğitim ve çalışma alanları olmak üzere toplumsal yaşamdan dışlayan uygulamalar  milletimizin vicdanını yaralamaktadır. Bütün yasaklar derhal kaldırılmalı,  mağduriyetler telafi edilmeli, kadınları kategorize eden  anlayıştan vazgeçilmeli ve kadını insan olarak gören bir anlayışa geçilmelidir.İşte o zaman  Haydi kızlar okula, Ana kız okuldayız, gibi kampanyalar anlam kazanır.

Var olan sorunlarımızın çözümü için gerekli alt yapının hazırlanmasında önemli bir unsur olan ailenin, bir eğitim yuvası gibi hizmete elverişli donanıma kavuşturulmasına ihtiyaç bulunmaktadır. Geleceğin teminatı olan çocuklarımızın yeterli ve kaliteli yetişmesinde büyük rolü olan annenin de çok iyi yetişmiş olması gerekir. Bunun için her bakımdan eğitimli kadın, güçlü bir ailenin ve toplumun belkemiğidir.Manevi değerlerimizi yeniden kazanmak için acilen başlatılması gereken seferberliğin komutanları kadınlar olmalıdır.Bir toplumu inşa etmek ya da dönüştürmek ancak kadınlar eliyle mümkün olur.Aileyi ayakta tutan, aile birliğinin teminatı olan ve nesilleri yetiştiren kadınların, annelerin medeniyet değerlerimizle kucaklaşması ve yaşamın sıkıntılarından arındırılması geleceğimizin teminatı olacaktır.

MEB-DER Milli Eğitimciler Birliği  olarak; 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü, ‘kutlanacak özel bir gün ya da bayram’ olarak yeterli görmesek  de kadınların sorunsuz yarınlara kavuşması temennisiyle tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyoruz.  

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Murat MENGEN

Genel Başkan

 

 

 



Yayınlanma: Pazar, 05 Nisan 2015 13:17 Gösterim: 2303
Yazdır